COVID-19 cephesinde işler gün geçtikçe daha kötü bir hal alıyor. Almanya virüs sebebiyle acil durum alarmı verirken, Avrupa genelinde önceden olduğundan çok daha şiddetli bir vaka artışı yaşanıyor. Hal böyle olunca Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri de bir süredir bahsi geçmekten olan bir konuyu artık ciddi olarak düşünmenin zamanı geldiğini düşünüyor: Zorunlu COVID-19 aşısı.

Son iki yıldır dünya genelini etkisi altını alan ve yakamızı bir türlü bırakmak bilmeyen COVID-19 virüsü; bulunan tedavilere rağmen her geçen gün büyümeye devam ediyor. Özellikle de Avrupa’da yaşanan vaka artışları sonucunda, önlemler alınmadıği taktirde önümüzdeki bahara kadar 500 bin ölüm daha kaydedileceği öngörülüyor. 

Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Siebert, yeni tip koronavirüs salgını sebebiyle ülke çapında şu ana kadar eşi benzeri görülmemiş bir acil durumun yaşandığını belirterek, “Hastaneler hızla doluyor. Yataklar ve mevcut yoğun bakım personeli azalıyor. “ uyarısında bulundu. Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ/WHO) Avrupa Bölgesi İcra Direktörü Robb Butler, yoğun bakım ünitesinde yatmakta olan çoğu COVID-19 hastasının aşılanmamış bireyler olduğunu söyleyerek ülkeleri ‘zorunlu COVID-19 aşısı’ üzerine düşünmeye davet etti.

Almanya’da bulunan hastaneler kapasite sınırına neredeyse ulaştı

Ağır seyreden COVID-19 vakalarının merkezi noktalara uzak bölgelere yerleştirilmek zorunda kalındığını kaydeden Seibert; pandeminin dördüncü dalgasının atlatılması ve virüsün yayılma hızının yavaşlatılması için gerekli olan bütün önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çekti. Seibert, yaklaşık olarak 4 bin COVID-19 hastasının yoğun bakım ünitelerinde olduğunu ve bunların yarısından fazlasının solunum cihazına bağlı olduğunu belirtirken, Thüringen eyaleti Sağlık Bakanı Heike Werner de hastanelerin kapasite sınırına dayandığını aktardı.  

Eyalet meclisinde yaptığı konuşma sırasında bölgedeki 14 hastanın ülkenin kuzeyinde yer alan eyaletlere nakledileceğini söyleyen Thrüngen, bu eyaletlerdeki hastanelerin hastaları kabul etmeye devam etmesini umut ettiğini de sözlerine ekledi. Ayrıca görünen o ki başka eyaletlerdeki hastanelere sevk edilecek olan hastalar sadece COVID-19 hastaları da değil. Buna göre COVID-19 hastalarının dışında, başka hastalıklar sebebiyle yoğun bakımda yatmakta olan hastalar da gerekirse helikopter yardımıyla eyalet dışındaki hastanelere nakledilecek. 

DSÖ, ülkeleri aşı zorunluluğu üzerine düşünmeye davet ediyor

Dünya Sağlık Örgütü

DSÖ Avrupa Bölgesi İcra Direktörü Butler ise katıldığı bir program sırasında Avrupa genelinde yaşanan vaka artışları sebebiyle endişe içerisinde olduğunu söyledi. Toplumun her bir üyesinin aşılanmış olmasının önemine dikkat çeken Butler, virüsün yayılma hızının yüzde 53 oranında maske aracılığıyla önlendiğini vurgulayarak, Avrupa’da nüfusun sadece yüzde 48’inin düzenli maske kullanmaya özen gösterdiğini kaydetti. 

Zorunlu COVID-19 aşısı konusunda ise “Bu konuşmayı (zorunlu Covid-19 aşısı) hem bireysel hem de nüfus temelli bir bakış açısıyla yapmanın zamanının geldiğine inanıyoruz. Sağlıklı bir tartışma” ifadelerini kullanan Butler, Avrupa’da bulunan 53 ülkenin nüfusunun yalnızca yüzde 54’ünün aşılı olduğuna dikkat çekere “Daha yapılacak çok iş var. Henüz o noktada değiliz. Önümüzde endişe verici bir dönem olacak gibi görünüyor” şeklinde konuştu. 

“Geçen hafta 1,5 milyon ölüm sınırını ne yazık ki aştık.“ diyen Butler, COVID-19’un yayılmasının durdurmak için gerekli önlemlerin alınmaması durumunda 2022 yılının başlarında 500 bin ölümün daha gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğu uyarısında bulundu. Yoğun bakım ünitelerindeki COVID-19 hastalarının çok büyük bir kısmının aşısız olduğunun altını çizen Butler, vaka artışında yaşanan patlamanın sorumlusu olaraksa enfeksiyona karşı ‘savunmasız’ olan aşısız nüfusu ve özellikle de 30 haftanın ardından etkinliği azalan aşıları gösterdi.