Türkiye ve ABD arasındaki Dijital Hizmet Vergisi tartışması sona erdi. Türkiye’nin uyguladığı yüzde 7,5 oranındaki Dijital Hizmet Vergisi kaldırılacak. OECD’nin yeni kurumlar vergisine uyulacak.

Türkiye’den para kazanan dijital teknoloji şirketlerine yüzde 7,5 oranında Dijital Hizmet Vergisi getirilmiş ve yaklaşık 2 yıl önce yürürlüğe girmiş. Türkiye’nin bu kararına ABD karşı çıkmış ve kaldırılması yönünde baskı uygulamıştı. Misilleme olarak çeşitli ürünlere ek gümrük vergisi getirilmişti. Bugün yaşanan gelişmeyle birlikte Türkiye ve ABD, Dijital Hizmet Vergisi konusunda anlaşma sağladı. Türkiye, Dijital hizmet Vergisi’ni ABD ise bazı ek gümrük vergilerini kaldıracak.

ABD Hazine Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Türkiye, Dijital Hizmet Vergisi’ni kaldıracak. 2023’ten itibaren dünya genelinde uygulanacak yeni kurumlar vergisi anlaşmasına geçilecek. ABD; Türkiye’nin yanı sıra Avusturya, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya ile aynı anlaşmayı yaparak bu ülkelerdeki dijital hizmet vergilerini kaldıracak.

OECD’nin yeni vergi sistemine uyulacak

Yapılan anlaşmaya göre OECD’nin kurumlar vergisi hakkındaki son kararına uyum sağlanacak. OECD, uluslararası şirketler için asgari %15 kurumlar vergisi belirlenmesi ve yüksek kâr eden şirketlere faaliyet gösterdikleri ülkede bazı vergi hakları tanınması teklifi konusunda 8 Ekim’de 136 ülke anlaşmaya varmıştı.

Türkiye, 2023’ten itibaren dünya genelinde uygulanacak yeni kurumlar vergisine geçiş sürecine kadar eski düzende Dijital Hizmet Vergisi kesmeye devam edecek. Ancak Ocak 2022’den sonra alınan vergiler yeni düzenleme kapsamında şirketlerin ödemesi gereken tutarı aşarsa bu miktar vergi alınan ülkelerde şirketin gelecekteki vergi yükümlülüklerinden düşürülecek.

Dijital Hizmet Vergisi nasıl uygulanıyordu?

Dijital Hizmet Vergisi, 7 Aralık 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak resmen hayatımıza girdi. Dijital ürünlerden veya dijital hizmetlerden elde ettiği geliri Türkiye’de 20 milyon TL’nin ve dünya genelinde 750 milyon avro’nun üzerinde olan şirketler, Türkiye’den elde ettiği hasılatının yüzde 7,5’lik bölümünü Dijital Hizmet Vergisi olarak ödüyor.

Dijital ortamda sunulan ücretli veya ücretsiz sesli, görsel, ve dijital tüm içerikler Dijital Hizmet Vergisi kapsamına giriyor. Ödeme hizmetleri, dijital para, elektronik haberleşme hizmetleri, Ar-Ge merkezinde üretilen Ar-Ge ürünleri, bankacılık amacıyla sunulan hizmetler ve Özel İletişim Vergisi’ne tabi tutulan hizmetler Dijital Hizmet Vergisi’nden muaf tutulacak.

Türkiye’de varlığı bulunan yerli/yabancı şirketler bu vergiyi kendi ödeyecek. Türkiye’de fiziksel varlığı bulunmayan şirketler vergi ödemezse ilgili şirkete ödeme yapan vatandaştan veya reklamverenden ek vergi alınacak. Apple, Google, Facebook gibi dev firmalar bu vergi nedeniyle Türkiye’deki ürün ve hizmetlerinde müşterilerden ek ücret alıyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan açıklama:

“8 Ekim 2021 tarihinde Türkiye ve ABD, OECD / G20 Kapsayıcı Çerçevesi üyesi olan diğer 134 ülke (Avusturya, Fransa, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık dahil) ile birlikte, Ekonominin Dijitalleşmesinden Kaynaklanan Vergi Sorunlarının Giderilmesine Yönelik İki Sütunlu Çözüm Beyanı üzerindeki siyasi uzlaşıya katılmıştır.

21 Ekim 2021’de ABD, Avusturya, Fransa, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık, 1. Sütun’u uygularken mevcut Tek Taraflı Önlemlere ilişkin geçiş yaklaşımını (“Tek Taraflı Önlemler Uzlaşması”) benimseme konusunda siyasi bir uzlaşıya varmıştır. Tek Taraflı Önlemler Uzlaşması, bahsi geçen altı ülke tarafından bu tarihte yayımlanan ortak beyanda (”21 Ekim Ortak Beyanı”) yer almaktadır.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin Dijital Hizmet Vergisi ve ABD’nin Dijital Hizmet Vergisine ilişkin ticari tedbirleri bakımından, Tek Taraflı Önlemler Uzlaşması kapsamında geçerli olan şartların aynısının Türkiye ile ABD arasında da geçerli olacağı konusunda anlaşmışlardır. Buna göre, 21 Ekim Ortak Beyanında yer verilen Tek Taraflı Önlemler Uzlaşması, Türkiye ile ABD arasındaki bu ortak beyana, atıf yoluyla dâhil edilmiştir.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri, bu uzlaşı kapsamındaki taahhütler konusunda ortak bir anlayışa sahip olunması için yakın temasta kalacak ve bu konuda görüş farklılıkları olması halinde bu durumu yapıcı diyalog yoluyla çözmeye çalışacaklardır.”